01 05 2012

Okula başlama yaşı

 

Okula başlama yaşı
  • Paylaş
İletişim SMS: skg yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder.(1,60TL) MH:02165317373
Bir gün bir baktık ki 5 milletvekili bir kanun teklifi verdi; "Eğitimde 4+4+4 modeli" dedi. Kimse bir şey anlamadı, "Ne oluyor" dendi, eğitimciler, eğitimle ilgilenen sivil toplum örgütleri, kadın örgütleri ayağa kalktı, "Bu yasa teklifi nereden çıktı?" dediler ama hükümet her konuda olduğu gibi bu konuda karşı çıkanlara, "Bu yasayı çıkaracağız" dedi ve Meclis'ten geçirdi. 
Peki, ama neden bu inatlaşma? Ne oluyor? Eğitim çok önemli bir konu. Çocuklarımızın geleceği söz konusu. İşin ilginç tarafı kimsenin bu konuda bir bilgi sahibi olmaması. Gün geçtikçe öğreniyoruz ki kimse bu konuda bir şey bilmiyor. AK Parti milletvekilleri de, Milli Eğitim bakanlığı bürokratları da, öğretmenler de, veliler de...
Geçtiğimiz hafta iki kadın derneği KAGİDER VE KA.DER bu konuyu mercek altına aldı ve bu konuya kafa yoran ve çalışmalara katılan isimleri davet ederek bilgi aldı.

EĞİTİM REFORMU
Ben KA.DER'in Kadıköy Şubesi'nin düzenlediği sohbete katıldım ve orada ERG Eğitim Reformu Girişimi Koordinatörü Batuhan Aydagül'ü dinledim.
Eğitim Reformu Girişimi, 2003 yılında kurulan bir platform. Amaç herkes için kaliteli eğitimin sağlanması için çalışmalar yapmak. Çünkü eğitim çok önemli bir konu. Türkiye'deki okullaşma çağına gelmiş bütün çocukların okula gitmesi gerekiyor. Ama bu tek başına yeterli değil, çünkü önemli olan eğitimin kaliteli olması. Kaliteden kasıt matematiği, fiziği iyice öğrenmesinin yanı sıra iyi ve aktif bir vatandaş olmak için gereken becerilere de sahip olmak. İnsan haklarının bilincinde olmak, başkalarının hakkına saygı duymak gibi...
Batuhan diyor ki; Türkiye genç nüfusu nedeniyle demografik bir fırsat penceresine sahip bir ülke. Bu genç nüfus, 2015-25 yılları arasında çalışma çağına gelecek ve iş hayatına atılacaklar. Böylece üreten insan sayımız artacak ve ekonomimiz, doğu Asya ülkelerinin 1960sonrasında yakaladığı büyüme ritmini yakalayıp bir sıçrama yapma şansına sahip olacak. 
Ancak... Burada iki kritik faktör var. Doğu Asya ülkelerine baktığımız zaman; genç nüfusa çok iyi eğitim verdiklerini görüyoruz. Aynı zamanda kadının iş gücüne katılımını ciddi oranda artırmışlar.

KAYIP KUŞAK
Dolayısıyla; bizim de başarılı olmamız için bu iki hususu dikkate almamız gerekiyor. Aksi takdirde; Bu fırsat, bir kriz olarak da karşımıza çıkabilir. 
Çünkü; eğitim verilmemiş, insan haklarının bilincinde olmayan, kaliteli eğitim almayan, kişisel becerilerden uzak, en önemlisi umuttan yoksun, geleceğe umutla bakmayan gençlerin ne kadar radikal seçimler yapabildiğini farklı ve üzücü örneklerden görebiliyoruz. 
Gelelim yasaya...
Birçok açıdan yanlışları içinde barındırıyor. Usulen de, teknik olarak da... Bunlara değineceğiz. Özellikle ERG'nin önerilerine değineceğim. Ama en önemlisi bu yasanının kabul edilmesi ve bu sene uygulanmaya başlanırsa büyük bir yanlış yapılacağını söylemek lazım. Çünkü tarafı, tarafsız, bütün eğitimciler okula başlama yaşının 5 olması durumunda, yani 60 hafta altında okula başlandığı takdirde, 2007 doğumlu çocukların 12 yıl sürecek bir eşitsizlik yaşayacaklarını ve bunun da kayıp bir kuşak yaratacağını söylüyorlar. Ve bu konuda bir enselik sağlanmasını ve kararın anne-babaya bırakılmasını... 5 yaşında başlarsa ne olur?
  • Paylaş
İletişim SMS: skg yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder.(1,60TL) MH:02165317373

Dün başladığımız "Eğitim Reformu"nu tartışmaya devam edelim. Bu konuda en yetkili isimlerden biri Eğitim Reformu Girişimi. Bakanlığın da görüşlerini aldığı bir STK. Tek amaçları var, herkes için kaliteli eğitim. "4+4+4" ile ilgili olarak da görüşlerini bakanlık yetkililerine de iletiyorlar, birlikte ortak çalışmalar yapıyorlar. 
Önce kesintisiz eğitimin ne demek olduğuna bakalım. Kesintisiz temel eğitim, çocuklara en azından liseye başlayana kadar ortak bir öğretim programı ile eğitim sunulması demek. Bu sürede, aynı yaştaki çocuklar farklı program ve okul türlerine ayrılmaz. Temel eğitim içinde farklı kademelerden bahsedilse dahi tek bir program izleniyorsa bu kesintisiz eğitimdir. 
MEB, dünyada 8 yıllık kesintisiz eğitim verilen tek ülkenin İrlanda olduğunu söylüyor ama asında başta ABD, İngiltere, Fransa olmak üzere birçok ülkede ilkokul ve ortaokul ayrımı var. Ama öğrenciler 16 yaşından önce eğitim programları arasında seçim yapamıyorlar. 

KADEMELİ EĞİTİM
Gelelim en önemli konuya, yasa teklifinin kademeler açısından ne yenilikler getirdiğine. Bildiğiniz gibi, Türkiye'de ilköğretimde temel eğitim programı izleniyor. Ancak ilköğretimde, ilki 5 yıllık ikincisi 3 yıllık iki kademe bulunuyor. ERG diyor ki, "Bu kademeler çocukların gelişim özellikleriyle örtüşüyor. Kademeler farklı programlara ya da okul türlerine ayrışma anlamına gelmiyor.
Yasa teklifi, kademeleri dörder yıllık düzenleyerek ve eğitime başlama yaşını geriye çekerek çocukların gelişim dönemleriyle uyumlu olmayan bir kademe sistemi yaratıyor. Çocukların işlemler dönemine geçmeden 5 yaşında ilkokula, soyut işlemler dönemine geçmeden 9 yaşında ortaokula ve 13 yaşında ortaöğretime (yani liseye) başlaması hedefleniyor. En önemlisi, çocukların 9 yaşından itibaren farklı programlara yönlendirilmesi olanaklı kılınıyor."
Sorun da aslında burada düğümleniyor. Çünkü ERG'nin itirazı da, dünyadaki deneyimler bu yaşta farklı programlara ayrıştırmanın artan eşitsizliklere neden olabileceğini gösteriyor.

OKULA BAŞLAMA YAŞI
Ve en çok tartışılan konu, okula başlama yaşı. Eğitim sisteminde yaş hesabı, bitirilen yıla göre yapılıyor. Örneğin, 60 ay yaşamış bir çocuk 5 yaşında, 72 ay yaşamış bir çocuk 6 yaşındadır. Halen geçerli olan düzenlemeye göre çocuklar ilköğretime 6 yaşında başlıyor. Yani 2005 doğumlu çocuklar, 6 yaşında, yani 2011-2012'de ilköğretime başladılar.
İlköğretim Kurumları Yönetmeliği gereği, belirli bir yılın başından sonuna dek 72 ayını dolduran çocukların tamamı aynı yıl okula başlıyor. Yani Ocak 2005 doğumlu da olsa Kasım 2005 doğumlu da olsa, 2005 doğumlu çocukların tamamı, 2011-2012'de ilköğretime başladı. 
Yeni düzenlemeye bakarsak, Bakanlık, yeni düzenlemeyle birlikte, çocukların 60-72 ay aralığında, yani 5 yaşlarının içindeyken okula başlamalarını öngörüyor. Buna göre, 2012-2013 öğretim yılında 2006 doğumlu çocuklara ek olarak 2007 yılında Eylül'e kadar doğmuş çocuklar da ilköğretime başlayacak.

ÖĞRENCİ SAYISI ARTAR
Eğitimcilerin ön önemli itirazı da bu konuya. ERG'nin açıklaması şöyle: "Çocuklar gelişimsel olarak ilköğretime hazır olduklarında başlamalı. Bunun için okula başlamadan en az bir yıl okul öncesi eğitim önemli. 177 ülkede çocuklar okula 6 ya da 7 yaşında başlıyor. 5 yaşındaki çocukların birçoğu henüz ilkokula gitmeye hazır ya da okuma-yazma becerilerini edinebilecek durumda olmayabilirler. Ayrıca 2006 doğumlu çocukların aksine, sonraki yıllarda doğan çocuklardan çok azı okul öncesi eğitim almış durumda. Anaokuluna ya da anasınıfına gitmeden ilköğretime başlayacak olan çocuklar, yeterli bilişsel, duygusal, sosyal ve fiziksel gelişimi sağlayamadan ilköğretimde sunulan becerileri edinememe riskiyle karşılaşabilirler.

 

 

 

 


Ayrıca, Eylül 2012'de hem 2006'da hem de 2007'nin ilk dokuz ayında doğan çocukların okula başlamasıyla, okula başlayan çocuk sayısı 1.2 milyon yerine 2 milyon düzeyine yükselir. Bu denli yüksek sayıda öğrenci kabulü okullar, öğretmenler ve kademeler arası geçiş/sınav sistemleri üzerinde hatırı sayılır ve kalıcı bir baskı yaratabilir. Artan öğrenci sayısı nedeniyle ortaya çıkan, sistemdeki bu şişkinlik üniversite kapılarına dek sürer ve tüm çocuklarımıza istediğimiz kalitede eğitim vermemiz riske girebilir."

28
0
0
Yorum Yaz