01 05 2012

Dizilerde tecavüz

  Dizilerde tecavüz 04.04.2012 A+A- Gönder Yazdır Paylaş                           tümüSeda Kaya Güler - Diğer Yazıları Ekrem Bora Türk kadını girişimciliğe hazır Bitmeyen öfke ve bağışlamak Amatör tiyatrocular Kadın baharı İletişim SMS: skg yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder.(1,60TL) MH:02165317373 Televizyonlarda en çok izlenen programlar da diziler, en çok eleştirilenler de. Çünkü çoluk, çocuk, kadın-erkek tarafından çok izleniyor ve gerçekmiş gibi algılanıyor. Bu yüzden kimileri verilen mesajlara dikkat edilmesi gerektiğini savunarak dizileri eleştiriyor. Kadın dernekleri de eleştirenler arasında. Özellikle kadının nesneleştirdiği için eleştiriyorlar. Güçlü kadın karakterlerin olmamasını, kadınların mağdur ve boyun eğen olmasını, çaresizliği kabullenip hayata devam etmeleri eleştiriliyor. Ve tabii tecavüz sahneleri. Geçtiğimiz günlerde yine böyle bir tartışma yaşandı. Bir panelde özellikle "İffet" dizisindeki sahnenin, gerçek hayatta yaşanmasına neden olduğunu söyleyen Türk Kadınlar Birliği Federasyon Başkanı Canan Güllü, yedi adet kadının, dizide gösterilen şekilde tecavüze uğradıklarına dair federasyona ihbar yaptıklarına ilişkin açıklama yapınca, gazeteci Cengiz Semercioğlu'ndan "Bunu ispatlayın" yanıtı geldi.  MAĞDUR KADINLAR Yani demek istedi ki, kim bu kadınlar, çıksınlar ortaya görelim, gerçekten doğru m... Devamı

01 05 2012

Okula başlama yaşı

  Okula başlama yaşı 11.04.2012 A+A- Gönder Yazdır Paylaş tümüSeda Kaya Güler - Diğer Yazıları Meral Okay Deri ceket 490 gram Dizilerde tecavüz Ekrem Bora Türk kadını girişimciliğe hazır İletişim SMS: skg yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder.(1,60TL) MH:02165317373 Bir gün bir baktık ki 5 milletvekili bir kanun teklifi verdi; "Eğitimde 4+4+4 modeli" dedi. Kimse bir şey anlamadı, "Ne oluyor" dendi, eğitimciler, eğitimle ilgilenen sivil toplum örgütleri, kadın örgütleri ayağa kalktı, "Bu yasa teklifi nereden çıktı?" dediler ama hükümet her konuda olduğu gibi bu konuda karşı çıkanlara, "Bu yasayı çıkaracağız" dedi ve Meclis'ten geçirdi.  Peki, ama neden bu inatlaşma? Ne oluyor? Eğitim çok önemli bir konu. Çocuklarımızın geleceği söz konusu. İşin ilginç tarafı kimsenin bu konuda bir bilgi sahibi olmaması. Gün geçtikçe öğreniyoruz ki kimse bu konuda bir şey bilmiyor. AK Parti milletvekilleri de, Milli Eğitim bakanlığı bürokratları da, öğretmenler de, veliler de... Geçtiğimiz hafta iki kadın derneği KAGİDER VE KA.DER bu konuyu mercek altına aldı ve bu konuya kafa yoran ve çalışmalara katılan isimleri davet ederek bilgi aldı. EĞİTİM REFORMU Ben KA.DER'in Kadıköy Şubesi'nin düzenlediği sohbete katıldım ve orada ERG Eğitim Reformu Girişimi Koordinatörü Batuhan Aydagül'ü dinledim. Eğitim Reformu Girişimi, ... Devamı

01 05 2012

NAZLI ERAY: "Gürültünün içinde yazmayı seviyorum"

NAZLI ERAY:  "Gürültünün içinde yazmayı seviyorum" NAZLI ERAY: Hala elle ve kalabalıklar içinde yazıyorum. Çok gürültü olmasını bilhassa seviyorum. Bir kozanın içine kapanıyorum. Hiç bir zaman evde masa başında yazdığımı hatırlamıyorum Giriş tarihi : 28.04.2012 14.55 Güncelleme : 20.01   SARMAŞIK A+A- Gönder Yazdır Yorum Yap Paylaş HALİL FİNCAN, ENGİN TATLIBAL, ERMAN AZAR, BİRKAN YÜKSEL Kayıp Gölgeler Kenti'ne giderken Uyku İstasyonu'nda mola verdiniz mi hiç? Ve yola tekrar çıktıktan sonra "Arzu Sapağı'nda İnecek Var" dediniz mi makiniste? İndiğiniz yerin az ötesindeki, İmparator'un Çay Bahçesi'nde durup dinlenirken ise bir bardak çay içip, tellere konan Karga Feramuz'un Aşkı'nı izlediniz mi? Eğer bunları yapmadıysanız, henüz bir Nazlı Eray kitabı okumamışsınız demektir. Eğer okuduysanız da bu röportajdan sonra yazarı daha iyi tanıyacağınıza eminiz. Türk Fantastik Edebiyatı'nın kendine göre ise Büyülü Gerçekçilik Akımı'nın kraliçesi Nazlı Eray'ı Yeni Asır TV'deki Haftalık Mecmua programında konuk ettik. Biz sorduk o söyledi ve ortaya çok hoş bir röportaj çıktı. Erman Azar: Büyülü Gerçekçilik Akımı'nın Türk edebiyatındaki öncülerinden birisiniz. Böyle değerlendirmek doğru olur mu? Nazlı Eray: Doğru olur. Nedir Büyülü Gerçekçilik. Bir yerde kitabın içinde fantezinin olması. Gerçeklerin ve fantezinin üstünün büyülü bir tülle örtülmesi. ... Devamı

30 04 2012

Suriye'nin Hainleri / Rıza Zelyut

  ye'nin hainleri Rıza Zelyut e-mail: zelyut@gunes.com     Ülkelerini bırakmışlar; başka bir ülkeye kaçmışlar. Sürüne sürüne yaşamaya alışmışlar çünkü... Kendi askerine, polisine kurşun atıyor bunlar... Ellerindeki silahlar; düşmanların silahı... Sıkışınca da Allahu akbar diye bağırıyorlar. Suriyeliler... Daha doğrusu hain Suriyeliler... *** Amerikan yöneticileri çok mutlular... İsrailliler göbek atıyor. Çünkü; onlarca yıldır silahla, tehditle yola getiremedikleri Suriye'yi şimdi içinden vurarak hedefe gidiyorlar. Suriye yönetimi; Amerika'ya ve İsrail'e kafa tutmanın bedelini ödüyor. Süfli insanları ele geçirmiş Amerika ve İsrail... Bunların arasına El Kaideci görüntülü ajanlarını da sokmuş. Seleficilik oynayan şaşkın bazı Müslümanlarla birlikte... Suriye'yi yıkmaya çabalıyorlar. SÜNNİ LİDER DEDİ Kİ Güya Suriye'de Alevi iktidarı varmış. Bu iktidar Sünnilere zulüm ediyormuş. Demokrasi yokmuş... Daha önce de yazdım. Suriye'ye iki kez gittim. Son gidişimde yanımızdakilerin tümü Sünni din adamları idiler. Onlarla birlikte; Suriye'deki Sünni çoğunluğun en büyük otoritesi olan Emevi Camii hatip şeyhi Muhammed Said Ramazan Buti'yi evinde ziyaret ettik. 1 Kasım 2011'deki yazımdan sonrasını okuyalım:  'Kendisi 80 yaşının üzerinde iyi Türkçe  konuşan birisi amma protokol gereği Arapça'yı tercih eden bir din adamı. Kendisine; 'Suriye'deki Sünni Müslümanlara Esed yönetiminin baskı yapıp yapmadığını; Türkiye'de bu yönde bir propaganda olduğunu' sordum. Suriye'nin... Devamı

30 04 2012

Odaları edebiyat kokulu otel / Ayçe DİKMEN

  Faruk BİLDİRİCİ 20.06.2010   Nazlı Eray, konuşurken elimden tuttu, beni de büyülü dünyasına çekti. Kitaplarındaki gibi hayatının gerçeklerini de “üzerine tül örterek” bir masal havasında anlattı. Sözcüklerle oynarken mutlu bir çocuk gibiydi. Anladım ki, o yazarken de aynı sevinci duyuyor. Her ne kadar yazarken hayat bulduğunu söylese de bence asıl besin kaynağı bizzat kendisi. “Facebook, Twitter hepsini kullanıyorum. Öyle şeylere çok açığım. Genetik mühendisliğinde doktor olmayı çok isterim, hayatta bunu ıskaladığıma çok üzüldüm. Çuvallarsın diyorlar, sınavı çok zormuş. Girmeyi ciddi düşündüm evet, düşündüm. Aslında cesaretim olsa girerim. Bir de tiyatro kulisinde ve bir arkeolojik kazı alanında 1-2 yıl yaşamak isterdim.” “Çok ülke gezdim. Gezmek de bir nevi roman yazmak gibi. Yolculukları, yabancı bir şehrin gecesini çok seviyorum. Gecenin kadife bir pelerin gibi şehrin üstüne çökmesini izler, gece seslerini dinlerim. Otelde pencereyi açıp 15-20 dakika dışarı bakarım. İçimdeki çocuk hiç ölmedi. Tepebaşı’ndaki o küçük Nazlı bugünün Nazlı’sını görse hiç yadırgamazdı. Bende fazla değişen bir şey yok.” “Bütün kitaplarımın yeniden basılmasını isterdim, çoğu piyasada yok. Eskiden çocuklarım gibi onları yanıma alır otururdum. Bir imza günümde 15-16 yaşlarında iki genç geldi, 30 kitap vardı önümde. “Vah vah hayatınız bunları yazmakla mı geçti?” dediler. “Çocuklar, hayatım b... Devamı